bir kaç planım aklıma yatmadıgı için biraz kafan yoruldu, ama sonunda nasıl bir tatil yapacağımı çok güzel bir plan ile sonlandırdım.
plan şöyle idi;
pazar gününden eşimi baldızın evine bırakıp eve gittim motosikletimin genel bakımlarını ayar çektikten sonra depoyu doldurdum, çantalarını hazırladıktan sonra gece saat
12 de uykuya daldım, ve sabah saat 06 da kalktıgım gibi giyindim,
motosikletimi tekrar gözden geçirdikten sonra otobanın yolunu tuttum.
ilk durağım zonguldak çaycuma olacaktı.























çaycuma ya geldigimde dayımın oğlu ismailin yanına gittim her zaman ki gibi,
öğlen yemeginden sonra bir saat muhabbet ettik,
ve ben yola çıkmak için ismail ile vedalaştım.























oldum olası bu tabelalarını es geçemiyorum hele karabük tabelası olursa durmadan edemem.
hemen bir kaç resimden sonra ekmelin yanına merkeze gidiyorum.





karabükte ekmel ile buluştuk ancak onu yolcu etmek için otogara bırakmam gerekiyordu,
ekmeli konyaya gitmek için ankara otobüsüne bindirdim ve bende ordan eflaniye yola devam ettim.
ancak hava kararmaya başladıgı için yağmurlukları giyip giymemekte tededdüd ettim,
ancak 2 km sonra giymek için acele acele ağaç altına girdim, az da olsa ıslanmıştım,
yağmurluklarımı giyip yola devam ettim.
sel alsa ıslanmazdım artık.






















evime köyüme gelmiştim artık,
550 km yol sonunda yorgunluk hissetmemiştim üzerimde.
motosikletimi bırakıp biraz bag bahçe gezdim yürüyerek.
























ertesi günü ben kastamonuya gitmek istemiştim
oysa annem hep beraber gidelim diyince araba ile gitmeye karar verdim.
iki yiğenim annem babam atladık arabaya düştük kastamonunu yoluna.



















ancak kastamonu tabelasında resim çekmek için durdugumuz da ön lastigimin patladıgını fark ettim.
değiştirmesi 15 dakika sürdü yola devam ettik.






















































h














[IMG]http://img256.imageshack.us/img256/2197/dsc06581small.jpg



























dönüş yolunu 60 km uzatsakda hızlı bir şekilde eve geldmiştik toplam 250 km yol katetmiştim.













bizim komşu motosikleti çalıştırmaya çalışsa da araba gibi olmadıgını anladı,
ancak çalıştırmak için anahtarı çevirmesi beni güldürdü.


bunda benim biricik babam öndeki,
bir zaman lar motosiklet almama kızan babam şu an motosikletle 1000 km lik yolu gelmeme sadece gülerek cevap veriyordu.

2 günlük tatilim burada bitiyor ancak yola çıkmak için hazırlıklar yapıyorum ve çarşamba sabahı için eve çıkıp dinleniyorum,
hava durumu yolda yağmur oldugunu göstersede benim için yağmur çamur fark etmiyor.
motosikletimin zincirini kontrol ediyorum biraz gerdiriyorum ve yolda yağmura yakalanacagım için bol bol yağlıyorum
ve yola çıktıgımda 80 km sonra sağnak şeklinde yağmura yakalanıyorum,
ne güzelde yıkandım, deymeyin keyfime.


480 km sonunda istanbula gelmiştim.
kazasız belasız 1030 km yi katetmenin sevinci annem ve babamın beni iyi karşılaması beni sevindirmişti.
motosiklet sürüşümde hep uzun yol istemişimdir,
bu uzun yoldan sonra hep aklımda dünya turuna çıkmak vardı,
vardı evet nasip diyorum ve ne zaman dünya turuna çıkacağım o günleri şu an oldugu gibi yine iple çekiyorum.


tam eve geldim derken yolun kenarında iki motosikletci görüyorum göz ucuyla bakıyorum ve o da ne kimi gördüm
mücahit ile metehan abi,
mücahite motosiklet almak için kurye arkadaşla sözleşmişler motora bakmışlar ve gitmiş.
bende biraz durup muhabbet ettikten sonra eve devam ettim.
toplam 1030 km yol
37 litre benzin
yani km de 135 kuruş yapmışım,
giderken 120 km hızı geçmedim ama gelirken de 130 km hızdan aşagıya düşmedim.
benim için çok güzel bir gezi oldu umarım okurkende sizin için keyifli olmuştur.

